Ayarlar menüsünden konsolu aktif edin. Oyun esnasında hileleri aktif etmek için konsolu açın ve sv_cheats 1 komutunu girin. Daha sonra aşağıdaki kodları girebilirsiniz:
god 1 - Ölümsüzlük.
givecurrentammo - Cephaneyi tazeler.
sv_infinite_ammo 1 - Sınırsız cephane.
director_panic_forever 1 - Her yeri zombi basar.
sb_give [Silah adı] - Silah verir.
Silah İsimleri
Hile Kodundan sonra köşeli parantez içine yazınız [Silah adı]
Örneğin: sb_give [pain_pills]
autoshotgun
rifle
hunting_rifle
shotgun
smg
pipe_bomb
molotov
pistol
first_aid_kit
pain_pills
Left 4 dead tanıtımı
oyun tanıtımları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyun tanıtımları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ekim 2010 Pazar
Left 4 dead hile kodları
Etiketler:
hamachi,
left 3 dead,
left 4 dead,
left for dead,
left4dead,
oyun hileleri,
oyun tanıtımları,
steam
27 Ağustos 2010 Cuma
Rock Band 2

Belki Survivor, Eye of the Tiger’ın çalışmalarını yürütürken bu parçanın boksla ilgili bir filmde kullanılacağı konusunda olasılıklar hayal etmişti. Duran Duran, Hungry Like the Wolf ile uzun süre hatırlanacağını biliyordu. Dünyanın en iyi metal gruplarından biri olduğunu gösterecekti Megadeth, Peace Sells parçasıyla. Ve Metallica, Battery ile akıllardan silinmeyecek bir müzik keyfi yaşatmayı hedeflemişti; Metallica, Battery’nin, ismini uzun süre hatırlatacak parçalardan biri olduğundan emindi.
Ne var ki bu grupların -ve daha fazlasının- aklında kesinlikle bir “dijital oyun”a malzeme olmak yoktu. “Oyun” dediğin, çelik çomak, saklambaç ve türeviydi o zamanlar. İcra ettikleri sanatın kendilerini tatmin etmesi, konserlerde insanları coşturması ve onlara para kazandırması birincil hedefleriydi. Tabii ki teknoloji her zaman olduğu gibi yapacağını yaptı ve “eski”yi, “kendi halinde”liği kendi bünyesine katmayı başardı. İnsanları konserlerden aldı, evlerine yolladı. Arkadaşları sokaklardan aldı, kapalı mekanlara itti. Enstrüman çalmak için seneler harcanması gerektiği gerçeğini hiçe saydı ve Rock Band’i getirdi karşımıza. Artık bir James Hetfield olabiliyor, kendimizi Dave Mustaine gibi hissedebiliyor ve yeteneklerine hayran kaldığımız bu insanların yerine geçebiliyorduk. Hepsi daha büyük bir eğlence ve firmanın cebine girecek -daha fazla- para içindi. Fakat onları suçlamıyorum; benim bu kadar eğlenmemi sağladıkları sürece harcadığım tüm para helal-i hoş olsun be! (Roman Hero isteriz.) Bu bir aşk şarkısı değil
Söyleyebileceğim tek bir şey var ki bu yazıyı yazmak bir azap benim için. Hevesimi oyundan almadım, alamadım. İki dakika bıraksanız da bir parça daha çalsam gelsem? Olmaz mı? Olmaz biliyorum.
Bir kere, yeni 84 parça var ki hepsi birbirinden eğlenceli. Tabii %30’u umurumda bile olmadı ama dinlerken umurumda olmayan parçaları çalmak bile bir yerde keyif veriyor. Siz de eminim her parçada, bir öncekinden aldığınız zevki alamayacaksınız fakat seçeneğiniz o kadar fazla ki öyle ya da böyle tatmin olacaksınız. Eğer bu 84 parça yetmiyorsa, kısa bir süre sonra indirilebilecek olan 20 adet bedava parça moralinizi yerine getirebilir. Daha da güzeli, ilk Rock Band oyunundaki tüm parçaları ve indirdiğiniz tüm şarkıları da aynen Rock Band 2’de kullanabiliyorsunuz. Toplamda kaç adet parçaya kavuşabildiğinizi ise “Rakamlarla Oyun” bölümümüzde görüp kısa süreli şok yaşayabilirsiniz.
Parçaların her biri hakkında tek tek yorum yapmaya ne zamanım, ne yerim, ne de aklım yeter ama size şunu söyleyebilirim ki Rock Band’le karşılaştırınca, çoğu parçanın artık daha tutarlı olduğunu görüyorum. Gitaristler için “Hammer On” bölümleri artırılmış, vokalleri düzeltilmiş ve zorluk seviyesi “fazla basit”ten “normal”e çekilmiş parçalar, bu oyunu -sürekli söylediğim gibi- olması gereken kıvama getirmiş. Özellikle zorluk seviyesindeki problemler başarılı bir şekilde aşılmış. Hayır, her parça zor değil. Onun yerine, Expert zorluk seviyesinde parmaklarınızın düğümlenmesine yol açacak, davul pedalını yerinden oynatacak türde parçalar oyuna eklenmiş ki bunların çoğu da tahmin edebileceğiniz gibi metal şarkılar. (Veya metal türde. “Metal müzik” demeyi de sevmiyorum; “metal türü” demeyi de. Sadece “metal” yazsam; o zaman da havada kalacak. O kadar dertliyim ki...)
Seç ve oyna
İlk Rock Band’de her hesabın bir karaktere, her karakterin de bir enstrümana bağlı olması bence saçma bir düzendi. Yapımcılar da ne türlü bir “tıkanmaya” yol açtıklarını anlamış olacaklar ki ikinci oyunda durumu epey basitleştirmişler. Artık dilediğiniz karakterle, dilediğiniz enstrümanı çalabiliyor ve hatta grubunuzdaki herhangi bir karakteri -eğer o an o karakteri kontrol edecek biri yoksa- yaratmış olduğunuz karakterlerle değiştirebiliyorsunuz.
Bu kadar çok “karakter” lafı etmişken, karakter yaratma bölümünün uğradığı değişikliklere de biraz göz atalım. Evet, attık ve bitti. Hiçbir şey olmamış gibi mi davranıyorum? Belki yapımcılar bu bölüm üzerinde hiç uğraşmadıkları içindir; ne dersiniz? (Alaycı bir bakış attım şu an.) Harmonix kendisini parçalara, yeni sahne tasarımlarına ve yeni oyun mod’larına adamış olacak ki karakter yaratma bölümünü bu seferlik es geçmiş. Eh, artık “Rock Band 3’e kısmet” diyor ve konuyu hemen diğer oyun mod’larına bağlıyorum.
World Tour kısmında da maalesef bir yenilik yok. Artık basçımız da kendi başına yolunu çizebiliyor ama bunu dışında World Tour’da yine dünyanın bir ucundan diğer ucuna giderek konser vermenin ötesini yapmıyoruz. Yalnız bu defa, çeşitli yardımcılar kiralayarak daha çok para kazanabiliyor, normal şartlar altında karşımıza çıkmayacak olan Rock Band 2’ye özel, farklı olan mod’un adı Tour Challenges. World Tour ve Tour Challenges, aynı ortak amaca hizmet ederek yüksek seviye parçaları açmanızı sağlıyor. Bu iş Tour Challenges’da nispeten daha kolay ve nispeten daha zevkli. Birçok farklı karşılaşma (Sadece metal, sadece 80’ler, sadece başlangıç parçaları vb.), sizi fazla sıkmadan, art arda konserlere çıkmanızı sağlıyor. Daha da iyisi, Xbox Live! üzerinden indirdiğiniz parçalar, bu karşılaşmalara uygun olduğu takdirde, direkt olarak ilgili karşılaşma başlığının altına yerleşiyor ve oynanabilir oluyor.
Davul soloları; bekleyin geliyorum!
Rock Band’i gitar çalmak için alan oyuncuların sayısının pek fazla olduğunu düşünmüyorum açıkçası. O iş için Guitar Hero var ve bayağı da iyi bir iş çıkartıyor. Bence Rock Band’in en önemli tercih edilme sebebi, davul çalabilme imkanı sunması. Üstelik davul çalmak, işin içine bir de pedal -ve buna bağlı olarak ayak- girdiği için gitar çalmaktan daha zor. (Oyunu ilk defa oynarken Easy’de bile saçma sapan hareketler yapıyordum.) İlk oyunda davul çalmakla ilgili yapabilecek pek bir şeyiniz yoktu ama bu defa var: Drum Trainer. Oyunun davul sistemi hakkında her türlü detayı öğrenebileceğiniz bu mod, size temel davul ritimlerini öğretmenin yanında oyuna yeni eklenen, parçaların sonunda yer alan davul sololarında da nasıl davranacağınız gösteriyor ve size özgürce davul çalma imkanı sunuyor. Hatta ve hatta, Xbox 360’ın sabit diskinde yer alan parçalara davul çalarak eşlik bile edebiliyorsunuz.
Tabii ki davul çalmak için bir adet davul aparatına ihtiyacınız var ve eğer şu ana kadar bir tanesine sahip olmadıysanız, mutlaka ve mutlaka Rock Band 2 için hazırlananı satın alın. Bu davullar hem çok daha az ses çıkartıyor, hem de vuruş şiddetine duyarlı olduğu için oyunda buna göre ses veriyor. Ve eğer paranız varsa daha da ileri gidip Ion davul setini tercih edin; bu şekilde gerçek anlamda davul çaldığınızı hissedebilirsiniz. (Reklam gibi oldu ama hislerim böyle.)
“2” takısının son derece şaibeli olduğu Rock Band 2 daha çok, güzel özelliklerle donatılmış bir genişleme paketini andırıyor ama bu konuya takılmak da pek mantıklı değil aslında. Sonuçta çılgınca eğleniyor muyuz? Eğleniyoruz. Eh, gerisi fasa fiso. Fazla düşünmeyin ve gitarlarınızı boynunuza, davulunuzu sırtınıza, mikrofonu kafanıza asıp (Bana gösterir misin bunun nasıl yapıldığını? - Elif) sahnedeki yerinizi alın.
24 Temmuz 2010 Cumartesi
Left 4 Dead

Günümüz oyun yapımcılarının oyunlarda online içeriğe ağırlık verdiği, su götürmez bir gerçek. Grafik, senaryo, oynanış çatışmalarının yanına artık online içeriğin de eklenmesi, diğer yapımcıların da bu noktaya yüklenmesine sebebiyet verdi. Haliyle, oyuncular da bu akımdan etkilendi ve oyunlar, tek kişilik senaryolarından ziyade online içeriklerine göre alınmaya başlandı. Hatta bir oyunun başarılı sayılması, online içeriğinin başarılı olması anlamına geldi çoğu oyuncu için. İşte bu akımın yeni bir üyesi var ve belli ki kendisine online camiada sağlam bir yer edinecek.
Valve’ın son bombası (?) Left 4 Dead (L4D), akıcı oynanışı ve online getirileri ile şimdiden çoğu oyuncunun gözdesi oldu bile. Dolup taşan sunucular, farklı ve eğlenceli online deneyimi, yenilikçi sistemi ve akıcı oynanışı bu durumun gölge ve gövdelerinden. Fakat, çoğu oyuncu için yılın online oyun olan L4D, gerçektende bu sıfatı ve oyunculardan aldığı yüksek puanları hak ediyor mu? Oyunun aksiyon ve online etkisinden biraz kopup, kameramızı biraz daha yukarı kaldıralım ve neler olup bitiyor, durumlar dışarıdan nasıl görünüyor bakalım. Valve’ın Source motoru ile hazırlanan L4D, aksiyon dozu yüksek bir video ile karşılıyor bizi. Video, başarılı grafik ve sahneleri ile oyuncuda oyuna dair büyük bir merak uyandırıyor. Öyle ki, o an videonun ortasından oyuna başlamak istiyorsunuz. Fakat zamane popülerliğinden (!) dolayı bizi online ağırlıklı bir yapım beklediği için, umudu çabuk kesip, online seçeneklerin ağırlıkta olduğu menüde göz gezdiriyoruz. Single player seçeneği tıkladığımızda, Valve’ın single player kısmını umursamadığını gösteren bir menüyle karşılaşıyoruz. Dört senaryo ve her senaryoda da beş kısım olmak üzere toplamda dört - beş saati geçmeyen bir oynanış sunan 20 bölümlük bir içerik sunulmuş. Yani L4D’ün senaryo bölümü, “gençler at koştursun” diye hazırlanmış. Bu durum, oyuncudaki oyuna bağlılık ve oynama hissini bir hayli düşürüyor çünkü en ufak sıkılma ve zorlukta, değil bir sonraki bölümü, direkt senaryoların final bölümlerini oynayabiliyorsunuz. Tek kişilik senaryo bölümündeki diğer seçenekler ise, klasik oyunlarda görebileceğimiz ‘zorluk’ ve ‘karakter seçimi’. Dört oynanabilir karakterin olması, oyuncuya farklı tecrübeler yaşatmıyor çünkü oyuncuların herhangi bir özel yeteneği ve özel durumu yok. Silahlarda dahi bir farklılık yok. Karakterlerin -olmayan- özel durumları üzerinde pek durmayıp, oyun içersindeki uyumluluklarına değinmek gerek hemen. Valve bu konuda iyi bir çıkarmış çünkü. Kendinizi o grubun içinde hissediyorsunuz fazlası ile. Grup içi yardımlaşmalar, konuşmalar arasına serpiştirilmiş espriler, oyuncuların birbirlerini kollaması gibi ihtiyaç da duyması yapıma başarı ile entegre edilmiş. L4D, tek başınıza bitirebileceğiniz bir oyun değil. Yüksek bir yerden düşerken son anda tutunup, gittikçe güç kaybederken grup arkadaşlarınızın sizi yukarı çekmesi, ağır bir saldırı sonucu yere düştüğünüzde sizi kaldırmak için kendilerini tehlikeye atmaları ve gerekirse sizi iyileştirmek uğruna kendi sağlık paketlerini feda etmeleri, baş zombiler (boss) tarafından ekarte edilmişken yardımınıza koşmaları, oyun içerisindeki grup hissini başarı ile yaratan ve daha önemlisi sizi oyuna bağlayan etkenlerden.
Oyundaki yeniliklerin (?) en önemlisi şüphesiz “yapay zeka yönetmeni”. Bu yönetmen sayesinde oyun kendini tekrar etmiyor ve zorluk bakımından abartılı noktalara ulaşmıyor. Eğer vasat bir oyun sergiliyorsanız, yönetmen üzerinize pek gitmiyor ve baş zombilerden ziyade basit ve az sayıda zombiyi üzerinize yollayıp, bol bol cephane yardımı yapıyor. Fakat başarılı bir oyun sergiliyorsanız, onlarca zombiyi hiç beklemediğiniz bir anda üzerinize salıp, baş zombilerle oyunun aksiyonunu üst noktalara çıkartıyor. “Ne kadar ekmek o kadar köfte”, “Nabza göre şerbet vermek” gibi deyimlerle desteklenebilecek olan yapay zeka yönetmeni, oyun dünyasında bir devrim olarak görülebilir. Oyuncuya göre değişen oyun içeriği, L4D’in en büyük artılarından bir tanesi.
Left 4 Dead, online içeriğiyle fazla ilgi gören bir yapım. Sistemi ile, hiç tanımadığınız oyuncularla grup çalışmasına itebiliyor sizi. Yapımın senaryosunu, internet üzerinden diğer oyuncularla oynayabiliyorsunuz. Ek olarak, yönetmenin belirlediği bir haritada, diğer oyuncularla belirtilen noktaya gitmek gibi seçeneklerde var. Senaryo dışında, “Play versus” modu ile, tekrar internet üzerinden oyuncular birbirleriyle kapışabiliyorlar. Bu mod, diğerlerine nazaran daha eğlenceli. “Survivers” ya da “zombies” takımlarından birine geçerek, ciddi anlamda eğlenceli tecrübeler yaşıyorsunuz. Zombilerden oynanabilir karakterler olarak dört baş zombi var ve oyun boyunca tüm bölümleri sırasıyla zombi ve survivor olarak oynuyorsunuz. Zombi tarafında oynarken hangi zombi olacağınıza yine yönetmen karar veriyor. Oynanabilir zombiler arasında boomer, hunter, smoker ve tank var. Kısaca özelliklerine değinecek olursak, boomer, oyuncuların üzerine kusarak, zombilerin hedefi olmasını sağlayıp, görüş açısını da engelliyor. Fakat tek mermi ile alt edilebildiği için, uzak mesafeden etkili olan bir zombi değil. Hunter, oyundaki en hızlı zombi. Yüksek ve uzun mesafelerden karakterlerin üzerine zıplayıp altına alarak, diğer bir survivor kurtarana dek kurbanını pençeleyerek öldüren bir zombi. Smoker, uzun dili ile karakterleri yakalayarak etkisiz hale getiriyor. Tank ise oyundaki en güçlü zombi olsa da, korkulacak derecede önemli bir zombi değil. Grup halinde akıllı davranırsanız, kolayca yenebileceğiniz bir zombi. Fakat yakın mesafede ve tek başınıza yakaladığınızda, fazla bir umudunuz yok demektir.
L4D, eğlenceli online içeriği ve senaryo modu ile, yoğun ve ağır geçen bir haftanın ardından stres atabileceğiniz, bunun dışında ekstra bir şey sunmayan, başarılı bir zombi avlama oyunu. Abartmak yanlış olur fakat 2008’in ses getiren oyunlarından biri olduğu da reddedilemez bir gerçek.
Etiketler:
hamachi,
left 3 dead,
left 4 dead,
left for dead,
left4dead,
oyun hileleri,
oyun tanıtımları,
steam
12 Mayıs 2010 Çarşamba
Harry Potter and the Half-Blood Prince (PC)
Karanlık Lord'a karşı tüm Hogwarts büyücüleri Harry, Karanlık Lord un geri döndüğünü gören tek kişiydi. Başta Büyü Bakanı olmak üzere hemen herkes, karşısında yer aldı ve buna inanmak istemedi. Bu süreç boyunca Dumbledore, Harry i uzaktan izliyor ve olan biteni iyi analiz etmek istiyordu. Lord Voldermort ve müritlerini durdurmaya cesaret edebilen herkes, Zümrüdüanka Yoldaşlığı çatısı altında bir araya gelmiş, bunun bir benzerini de okulda oluşturmak isteyen Harry, Dumbledore un Ordusu isminde gizli bir grup kurmuştu. Bu sayede katılan herkes, kara büyüye karşı savunma sanatlarını öğrenebilecekti. Beklenen ilk savaşın ardından Harry, artık ailesinden geriye kalan son kişiyi de kaybetmişti ve Voldemord hala hayattaydı
Yüce büyücüler aşkına
Harry Potter (HP) serisi, hem kitapları hem de filmleriyle dünya çapında büyük ilgi görmeye devam ediyor. Son kitabın da piyasaya sürülmesiyle birlikte seriyi tamamlayan J.K. Rowling, Harry Potter ismini sürdürecek mi bilinmez, ama oyun ve film sektörü buna hayır demiyor. Serinin son kitabı olan Harry Potter ve Ölüm Yadigârları için Warner Bros, şimdiden 2 bölümlük bir film düşünüyor. Oyun haklarını elinde bulunduran EA ise, hem filmlerle aynı isimlerde hazırladığı oyunlarla hem de HP ismi altında hazırlanan diğer yapımlarla boy göstermeyi planlıyor.
"Tam da benzin bitecek zamanı buldu! Depoyu tamamen doldurmuştum, ama bu süpürge de çok yakıyor."
Aynı isimli filmden uyarlanan yapım, EA in Bright Light Stüdyosu tarafından geliştiriliyor. Normal çıkış takvimine göre geçtiğimiz yılın Kasım ayında, Melez Prens i oynuyor olacaktık. Filmin yapım şirketi Warner Bros, gösterim tarihini geçen sene Kasım dan, Temmuz 2009 a kaydırılınca, kaçınılmaz olarak da ertelenmiş oldu. Yine de bu uzun ertelemeye rağmen proje hakkında fazla bilgi verilmedi. En azından önceki Harry Potter oyunları kadar göz önünde olmadı.
Merlin in sakalı
Hogwarts taki 6. yılına girmek üzere olan Harry, artık hiç olmadığı kadar tehlikededir. Karanlık Lord un döndüğü görülmüş, fakat henüz nerede olduğu bilinmediği için endişe edilmektedir. Harry, Dumbledore un gözetiminde yeni büyüler, yeni yöntemler öğrenmektedir. Ayrıca kendisine bitki bilimlerini temel alan bir de kitap verilir. Kitabın yazarı, Melez Prens tir. Harry ve Dumbledore, sürekli bir uğraş içerisinde yer alarak Karanlık Lord u durdurmanın yollarını aramaktadır. Bu arada Melez Prens unvanlı kişi ise, hiç de yabancı biri değildir...
Yeni filmle aynı konuyu işleyecek yeni oyunumuz, önceki yapımlarda da olduğu gibi TPS bakış açısına sahip. Harry Potter ı kontrol ediyoruz ve yapım boyunca Ron ile Hermonie de bizimle birlikte yer alıyor. Hermonie, her zamanki en büyük yardımcımız konumunda yer alırken, bu kez Ron un daha da romantikleşen duygularına şahit olacağız. Her ne kadar hedefteki kişi Karanlık Lord olsa da, ilk amacımız Ölüm Yiyenler i durdurmak olacak. Bunun için de iyi bir eğitime ihtiyacımız var.
Karanlık Lord'a karşı tüm Hogwarts büyücüleri
Kimi zaman verilen görevleri yerine getirmemiz gerekirken, kimi zaman da güçlü düşmanlarla karşılaşacağız. Hogwarts ve çevresini saran tehlikenin boyutunu en aza indirmeliyiz. Kazandığımız bu zor mücadelelerin ardından, yeni büyüleri açabilecek ve daha güçlü saldırılarda bulunabileceğiz. Zaten standart olarak uçurma, dağıtma ve toplama gibi büyüleri yapabiliyoruz. Ayrıca Melez Prens te, iksir hazırlama, süpürge yarışları ve büyücü düellosu gibi modlar da bulunacak.
Önce tarif
Ekranda belirlenen yönergeleri izleyerek, doğru ve eksiksiz bir şekilde iksirler elde etmeliyiz. Bunun için uğraşırken ayrıca hızla akan zaman faktörünü de göz önünde bulundurmalıyız. Her büyücünün standart araçları, süpürge ve asasıdır. Yeni oyunda ikisini de fazlaca kullanacağız. Süpürge yarışları sayesinde, hız ve dengeyi en iyi oturtabilen galip gelecek. Büyücü düellosu ise, ilk olarak Sırlar Odası isimli filmde gördüğümüz heyecanlı ve yine en hızlı davrananın galip geleceği mücadelelere sahne olacak.
"-Vay abi çok güzel bir havai fişek gösterisi, tebrik ederim.
-Ne havai fişeği ya, büyü bu büyü!"
Oyunun en rahat oynanabileceği platform olarak şimdilik Wii görünüyor. PC de fare ile çoğu şeyi kontrol edebileceğiz, ancak Wii nin kendine özel kontrolleri sayesinde gerçek bir asa kullanıyormuş hissi yaratılmak isteniyor. Asamızı hem saldırı hem de savunma aracı olarak kullanabilecek, yeri geldiğinde bir el feneri işlevi kazandırarak karanlık ortamları aydınlatabileceğiz. Yapımcılar, karakter hareketleri üzerinde geliştirmeler yaparak, özellikle Harry nin daha seri hareket etmesini ve ona karşı yapılan saldırılardan kolayca kurtulmasını sağlamak istiyor. Her Harry Potter filminde gördüğümüz Quittich maçları da yeni yapımla geri dönüyor. Yine Harry i yöneteceğimiz Gryffindor takımı adına, şampiyonluk için mücadele vereceğiz.
Hogwarts çevre planlaması
Hogwarts ın iç ve dış tasarımı, Hogwarts ın yer aldığı geniş bir çevre ve karanlık orman, filme uygun bir şekilde tasarlanmış. Özellikle baş karakter çizimleri üzerinde duran yapımcılar, her serüvende biraz daha büyüyen kahramanlarımızı, oyundaki hikayeye uygun hale getirmişler. Grafiksel olarak büyük bir iddiası olduğunu söyleyemeyiz. Görünüşe göre bir önceki oyunda kullanılan grafik motorunun, geliştirilmiş bir versiyonu yapımda yer alıyor. Seslendirme kadrosu, filmin başrol oyuncularından oluşuyor. Şuan doğrulanan isimler ve seslendirecekleri karakterler şöyle; Tom Felton (Draco Malfoy), Rupert Grint (Ron Weasley), Evanna Lynch (Luna Lovegood), Bonnie Wright (Ginny Weasley). Müzikler konusunda da itinayla düşünen yetkililer, bu konuda filmden de yararlanacak. Ayrıca James Hannigan, müzik konusundaki en yetkili isim olarak kadroda yer alıyor. Hemen hemen tüm konsollar ve PC için geliştirilen Harry Potter and the Half Blood Prince, eğer bir aksilik olmazsa filmiyle birlikte Temmuz ayında sevenlerinin beğenisine sunulacak.
Yüce büyücüler aşkına
Harry Potter (HP) serisi, hem kitapları hem de filmleriyle dünya çapında büyük ilgi görmeye devam ediyor. Son kitabın da piyasaya sürülmesiyle birlikte seriyi tamamlayan J.K. Rowling, Harry Potter ismini sürdürecek mi bilinmez, ama oyun ve film sektörü buna hayır demiyor. Serinin son kitabı olan Harry Potter ve Ölüm Yadigârları için Warner Bros, şimdiden 2 bölümlük bir film düşünüyor. Oyun haklarını elinde bulunduran EA ise, hem filmlerle aynı isimlerde hazırladığı oyunlarla hem de HP ismi altında hazırlanan diğer yapımlarla boy göstermeyi planlıyor.
"Tam da benzin bitecek zamanı buldu! Depoyu tamamen doldurmuştum, ama bu süpürge de çok yakıyor."
Aynı isimli filmden uyarlanan yapım, EA in Bright Light Stüdyosu tarafından geliştiriliyor. Normal çıkış takvimine göre geçtiğimiz yılın Kasım ayında, Melez Prens i oynuyor olacaktık. Filmin yapım şirketi Warner Bros, gösterim tarihini geçen sene Kasım dan, Temmuz 2009 a kaydırılınca, kaçınılmaz olarak da ertelenmiş oldu. Yine de bu uzun ertelemeye rağmen proje hakkında fazla bilgi verilmedi. En azından önceki Harry Potter oyunları kadar göz önünde olmadı.
Merlin in sakalı
Hogwarts taki 6. yılına girmek üzere olan Harry, artık hiç olmadığı kadar tehlikededir. Karanlık Lord un döndüğü görülmüş, fakat henüz nerede olduğu bilinmediği için endişe edilmektedir. Harry, Dumbledore un gözetiminde yeni büyüler, yeni yöntemler öğrenmektedir. Ayrıca kendisine bitki bilimlerini temel alan bir de kitap verilir. Kitabın yazarı, Melez Prens tir. Harry ve Dumbledore, sürekli bir uğraş içerisinde yer alarak Karanlık Lord u durdurmanın yollarını aramaktadır. Bu arada Melez Prens unvanlı kişi ise, hiç de yabancı biri değildir...
Yeni filmle aynı konuyu işleyecek yeni oyunumuz, önceki yapımlarda da olduğu gibi TPS bakış açısına sahip. Harry Potter ı kontrol ediyoruz ve yapım boyunca Ron ile Hermonie de bizimle birlikte yer alıyor. Hermonie, her zamanki en büyük yardımcımız konumunda yer alırken, bu kez Ron un daha da romantikleşen duygularına şahit olacağız. Her ne kadar hedefteki kişi Karanlık Lord olsa da, ilk amacımız Ölüm Yiyenler i durdurmak olacak. Bunun için de iyi bir eğitime ihtiyacımız var.
Karanlık Lord'a karşı tüm Hogwarts büyücüleri
Kimi zaman verilen görevleri yerine getirmemiz gerekirken, kimi zaman da güçlü düşmanlarla karşılaşacağız. Hogwarts ve çevresini saran tehlikenin boyutunu en aza indirmeliyiz. Kazandığımız bu zor mücadelelerin ardından, yeni büyüleri açabilecek ve daha güçlü saldırılarda bulunabileceğiz. Zaten standart olarak uçurma, dağıtma ve toplama gibi büyüleri yapabiliyoruz. Ayrıca Melez Prens te, iksir hazırlama, süpürge yarışları ve büyücü düellosu gibi modlar da bulunacak.
Önce tarif
Ekranda belirlenen yönergeleri izleyerek, doğru ve eksiksiz bir şekilde iksirler elde etmeliyiz. Bunun için uğraşırken ayrıca hızla akan zaman faktörünü de göz önünde bulundurmalıyız. Her büyücünün standart araçları, süpürge ve asasıdır. Yeni oyunda ikisini de fazlaca kullanacağız. Süpürge yarışları sayesinde, hız ve dengeyi en iyi oturtabilen galip gelecek. Büyücü düellosu ise, ilk olarak Sırlar Odası isimli filmde gördüğümüz heyecanlı ve yine en hızlı davrananın galip geleceği mücadelelere sahne olacak.
"-Vay abi çok güzel bir havai fişek gösterisi, tebrik ederim.
-Ne havai fişeği ya, büyü bu büyü!"
Oyunun en rahat oynanabileceği platform olarak şimdilik Wii görünüyor. PC de fare ile çoğu şeyi kontrol edebileceğiz, ancak Wii nin kendine özel kontrolleri sayesinde gerçek bir asa kullanıyormuş hissi yaratılmak isteniyor. Asamızı hem saldırı hem de savunma aracı olarak kullanabilecek, yeri geldiğinde bir el feneri işlevi kazandırarak karanlık ortamları aydınlatabileceğiz. Yapımcılar, karakter hareketleri üzerinde geliştirmeler yaparak, özellikle Harry nin daha seri hareket etmesini ve ona karşı yapılan saldırılardan kolayca kurtulmasını sağlamak istiyor. Her Harry Potter filminde gördüğümüz Quittich maçları da yeni yapımla geri dönüyor. Yine Harry i yöneteceğimiz Gryffindor takımı adına, şampiyonluk için mücadele vereceğiz.
Hogwarts çevre planlaması
Hogwarts ın iç ve dış tasarımı, Hogwarts ın yer aldığı geniş bir çevre ve karanlık orman, filme uygun bir şekilde tasarlanmış. Özellikle baş karakter çizimleri üzerinde duran yapımcılar, her serüvende biraz daha büyüyen kahramanlarımızı, oyundaki hikayeye uygun hale getirmişler. Grafiksel olarak büyük bir iddiası olduğunu söyleyemeyiz. Görünüşe göre bir önceki oyunda kullanılan grafik motorunun, geliştirilmiş bir versiyonu yapımda yer alıyor. Seslendirme kadrosu, filmin başrol oyuncularından oluşuyor. Şuan doğrulanan isimler ve seslendirecekleri karakterler şöyle; Tom Felton (Draco Malfoy), Rupert Grint (Ron Weasley), Evanna Lynch (Luna Lovegood), Bonnie Wright (Ginny Weasley). Müzikler konusunda da itinayla düşünen yetkililer, bu konuda filmden de yararlanacak. Ayrıca James Hannigan, müzik konusundaki en yetkili isim olarak kadroda yer alıyor. Hemen hemen tüm konsollar ve PC için geliştirilen Harry Potter and the Half Blood Prince, eğer bir aksilik olmazsa filmiyle birlikte Temmuz ayında sevenlerinin beğenisine sunulacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)