29 Mayıs 2010 Cumartesi

Half Life 2 Provenance Hilesi

Trainerı çalıştırın ve oyuna girin. Oyun anında belitilen tuşlara basın.
NUMPAD1 - Sınırsız Sağlık
NUMPAD2 - Sınırsız Zırh
NUMPAD3 - Sınırsız Dayanıklılık
NUMPAD4 - Sınırsız Fener Süresi
NUMPAD5 - Sınırsız Şarjör
NUMPAD6 - Mermi değiştirmenize gerek kalmaz
NUMPAD7 - Süper Hız
NUMPAD8 - Slow Motion
NUMPAD9 - Normal Hız

Not: Oyunun 1.0.0.0 versiyonu ile uyumludur, her versiyonunda çalışmayabilir.


Traineri aşağıdaki adresten indirebilirsiniz
http://hotfile.com/dl/45421437/7174704/hl2hilesi.zip.html

28 Mayıs 2010 Cuma

Red Dead Redemption

Rockstar Games tarafından 3-person shooter ve takip 2004 oyun, Red Dead Revolver olduğunu. RDR Batılı bir destan, 20. yüzyılın başında set kanunsuz ve kaotik verimsiz topraklar hükümetin genişleyen ulaşmak ve Sanayi Yaş yayılmasına yol vermeye başlamıştır. eski kanun kaçağı, John Marston, Red Dead Redemption hikayesi Amerikan sınırını geçerek büyük bir maceraya oyuncular alır. Red Dead Redemption oyuncu için, sınır şehirleri de dahil olmak üzere keşfetmek için, ve haddeleme prairies yaban hayatı ile iç içedir bir açık dünya çevre özellikleri tehlikeli dağ geçer. Yol boyunca, oyuncular, silahlı çatışmalar ve savaşlar ısı deneyimi benzersiz karakter ev sahibi, dünyanın geri kalan son wildernesses of acımasızlığına karşı mücadele karşılamak ve nihayetinde Wild ölümü hakkında epik bir öykü üzerinden kendi tehlikeli yolu seçmek Batı ve meskun gunslingers.



25 Mayıs 2010 Salı

Killzone 3′den müjde

killzone 3
PS3 çılgınlarının tutkulu oyunu olan Killzone,’nin yeni adayının sonunda dumanı gözükdü…
Amerika’nın ünlü oyun dergisi GamePro, tarafından yakın takibe alınan Killzone 3′te bizi şaşırtıcak yeniliklerle karışılaşıcaz. Şuan oyundaen yeni özelliklerden biri jetpack olucak. Bu cihaz sayesinde daha fazla zıplama özelliği ve daha hızlı hareket edebilme özelliği bize eklenmiş olucak . Killzone 3′deki diğer dikkat çekici silahıysa 3D destekli bir silah olacak. Üç boyutlu gözlük ve televizyon desteği üzerinde çalışan yapımcılar, bu sayede oyunculara daha fazla zevk yaşatacakları hatta resmen oyunun içindeymiş gibisine his sağlayacaklarına eminim. Oyundaki silahlı çatışma sisteminde farklı bir değişiklik olmayacak ama silah kategorisine yeni silahlar eklenecek. Duyurulan ilk yeni silah olan Wasp, roket fırlatma görevini görücek ve düşmanarınıza büyük hasar vermenizi sağlıyacak. Ve Killzone 3′teki bölümlerin, diğer serilerine nazaran çok daha büyük ve görkemli olucağı duyruldu.

22 Mayıs 2010 Cumartesi

Tomb Raider Legend ( Oyun Tam Çözüm ) (1. ve 2.bölüm)

Lara Croft güzel grafikler ve tamamen yenilenmiş kontrollerle aramıza döndü. İlk 10 dakikanızın bu güzellikleri izlemekle geçeceğine eminim. Oyun menüsü gayet sade hazırlanmış. Oyun bölümlerinde belli sayıda altın, gümüş ve bronz bonuslar veriliyor. Bu bonuslarla birçok ekstraları açacaksınız. Yerlerini detaylı olarak yazdım. Kullanabildiğimiz ekipmanlar arasında Manyetik Kanca (Magnetic Grappel), Çok Yönlü Dürbün (Binoculars), PDA cihazımız ve çeşitli silahlar var. Pistoller her zaman ki gibi demirbaş. Shotgunları ve diğer makinalı silahları seçebiliyoruz ve elimizde en fazla 2 silah bulundurabiliyoruz. Yön çubuklarına aydınlatma cihazı (PLS), sağlık paketi, dürbün ve ikinci silah seçimi yerleştirilmiş. Sağlık paketlerinden en fazla 3 adet bulundurabiliyoruz. Ayrıca üzerimize 4 tane bomba alabiliyoruz. Oyun XBox’ta oynanmış olup, Adventurer Medium (orta) seviyesinde tam çözüm hazırlanmıştır. Croft Manor’un tüm ayrıntısını, yazının son bölümünde bulabilirsiniz.
İpuçları


1- Takıldığınız yerlerde sağ çubuğa basarak dürbün görüşüne geçin ve Y tuşu ile RAD modu seçin. Etrafa dikkatlice bakınca etkileşime girebileceğiniz nesneleri göreceksiniz. Size ipucu veren bu görüş modunda nesneler yanıp sönüyor. Bunlar genelde hareketli kayalar, manyetik kancanızla çekilmesi gereken objeler ve kutular olarak karşınıza çıkacak.
2- Bulmacalarla uğraşırken Lara’nın baktığı taraflara dikkat edin. Ekstra bonusları ve etkileşime gireceğiniz objeleri bulabilirsiniz.
3- Sağ analog kola basınca, silahı yakın plan görüş açısına getiriyoruz. İstediğiniz hedefi seçip ateş edebiliriz.
4- Oyun kısa olduğu için tavsiyem, bölümleri çok iyi gezin ve araştırma yapın.
5- Düşmanlarınızla silahlı çatışmaya girdiğinizde patlayan nesnelere ateş edin. Genelde aksiyon sırasında bu patlayan nesnelerin üzerinde hangi tuşa basacağınız yazıyor.
6- Motosikletli bölümler hoşunuza gidecektir. Sağlık paketimiz üç tane ile sınırlı olduğu için, gözünüz yollarda kırmızı sağlık paketi arasın.
7-Croft Malikânesi (Croft Manor) çok güzel ve detaylı hazırlanmış. Eski Tomb Raider oyunlarından tanıdığımız bu kısım Lara’nın yaşadığı yer. Buradaki yan karakterlerde Lara ile devamlı irtibat halinde. Birçok gizleri ve bonusları açığa çıkarmanız gerekecek.
1. BÖLÜM
BOLIVIA – Twanaku
Biraz ilerleyin ve sol taraftaki aralığa girerek ilk Bronz Bıçak Sembolü(1) (Knife Bronze) alın. Akarsuyun üzerindeki kayaya çıkıp, karşıya atlayın. Ekran size tuşlar konusunda yol gösterecek. Karşı taraftaki aralıktan Bronz Bıçak Sembolünü (2) alabilirsiniz. Yerdeki taşlara tekme atıp suya düşürün. Şelalenin döküldüğü suyun içine girin ve karşı tarafa geçin. Yukarı çıktıktan sonra Ekibinizle kontak kuracaksınız. Sağ çubuğa basarak dürbün görüşüne geçin. L ve R tuşları ile Zoom yapıyoruz. Y tuşuna basınca RAD moda geçeceğiz. Etkileşime girmemiz gereken objeler yanıp sönüyor. Önünüzdeki kayayı aşağı itip düşürdükten sonra, karşıya atlayın. Sarmaşıklara tırmanıp sağ taraftaki alana atlayın. İpe doğru iyice yanaşın ve zıplayarak ipi tutun. Lara’yı sola doğru döndürün ve mağaranın girişine atlayın. Sol çubuğa basın ve ışığı yakarak ilerleyin. Buradaki Gümüş Bıçak Sembolünü (1) sizin olacak. Aşağı inin ve mağaranın çıkışına gelerek, karşı tarafa atlayın. Üst taraftaki çıkıntıya tutunun ve ilerleyerek şelalenin üzerindeki kayaya atlayın. Yukarı taraftan büyük bir kaya parçası hareket edecek. Hemen sağınıza yanışın. Bir miktar yürüdükten sonra sağ taraftaki kayanın üzerine çıkın ve gerili olan dala atlayın. Sonra kısa olana atlayın, oradan da karşı taraftaki çıkıntıya ulaşın. Çıkıntıya yanlamasına atlayarak yukarı çıkın. İlk düşmanınızı silahınızla vurabilirsiniz. Biraz ilerde sol tarafta Bronz Bıçak Sembolünü (3) alın. Yerdeki ağacın üzerine çıkarak taş platforma atlayın. Kayayı iterek aşağı düşürdüğünüzde, diğer taraf yükselecek. Aşağı inin ve bu dala tutunarak karşıya atlayın. Manyetik kancanız ile yolunuzu kapatan resimli taş levhayı çekin. İki askeri öldürdükten sonra, şelalenin döküldüğü yerde bulunan kayanın üzerine çıkarak, yukarıya ulaşın. Tutunduğunuz çıkıntı kırılıyor. Bu yüzden Y tuşuna basıp daha çabuk hareket edin ve arka taraftaki çubuğu atlayın. Çıkıntıları geçtikten sonra yukarıya çıkın. Şelale tarafındaki ipe atlayarak karşı tarafa geçin. Sol taraftaki yerde Bronz Bıçak Sembolünü (4) olacak. Diğer tarafa yürüyün. Duvarda bulunan iki çubuğu kullanarak karşıya atlayın. Askeri vurduktan sonra, yukarı kısımdaki taş levhaya kancanızı atın ve sallanarak karşıya ulaşın. Sol tarafta Bronz Bıçak Sembolünü (5) olacak. Yukarıda olduğu için ulaşamıyoruz. Bunun için Lara’yı bu tarafa baktırın ve kancanızı atarak bonusa ulaşın. Biraz yürüdükten sonra demo girecek. Şimdi yuvarlak kayaların yanına gelerek üzerlerinde çıkan tuşa (Y) basın. Kayalar harekete geçecek ve alt taraftaki askerleri ezmiş olacak. Aşağı kaydıktan sonra diğer askerleri de vurun. Kayarak indiğiniz yerin karşısındaki aralıkta Bronz Bıçak Sembolünü (6) var. Eğimli alana çıkarak buradaki askeri vurun ve yerdeki düşürdüğü silahı alın. Alt kata inin ve köşedeki Bronz Bıçak Sembolünü (7) alın. Askeri vurduğunuz yere çıkın ve ipe atlayarak karşıya geçin. Aşağı kaydıktan sonra bir grup askerle karşılaşacaksınız. Sol taraftaki taş sütuna ateş edip parçalayın. Diğer askerleri de dikkatli bir şekilde öldürdükten sonra merdivenin solundan yukarı tırmanın. Dikkat edin merdivenin üzerinden değil sağ taraftaki taş bloklardan iki kat yukarı çıkın. Önü taşlarla kapatılmış olan oyuğa ateş edin ve Gümüş Bıçak Sembolünü (2) ulaşın. Merdivenden çıkınca demo girecek. Biraz ilerleyince önünüzdeki taşlara tekme atın. Zemindeki kapak açılacak ve alttaki tuzakları göreceksiniz. Yukarıdaki levhaya kanca atarak karşıya geçin. Sol tarafta kalan dar aralığa girerek Bronz Bıçak Sembolünü (8) alabilirsiniz.
Zincirler: Ortadaki zincire tırmanın ve diğer zincire atlayın. Zincirlerin üzerindeki engelleri geçeceksiniz. Tekrar ilk çıktığınız zincire gelin ve yan tarafta kalan açıklığa atlayın. Diğer taraftaki tek zincire tutunup aşağı inin. İlerleyin ve suyu görünce içine atlayın. Biraz dibe daldıktan sonra karşı tarafa yüzün ve yüzeye çıkın. Önünüzde çıkabileceğiniz bir taş alan olacak. Buraya çıkın ve köşedeki Bronz Bıçak Sembolünü (9) alın. Tekrar suya girin ve yerdeki parlayan zeminin yukarısından karaya çıkın.
Açılıp Kapanan Taş Sütunlar: Jaguar’ı öldürün ve ilerdeki açılıp kapanan taş sütunlara ulaşın. İyi bir zamanlama ile geçtikten sonra, diğer taraftaki sıralı iki tuzakla karşılaşacaksınız. Kafesi önünüzde olacak şekilde sütunlara doğru ittirin. Elinizden kafesi bırakmadan ilerleyin. Bu kafes sayesinde zarar görmeden geçeceksiniz.
Kafesli Bulmaca
Burada 3 tane kafes bulunuyor. Bulunduğumuz zeminde kare taş düğmeler var. Kafesleri buraya getirip, yerlerine koymamız gerekiyor. Ancak Knife Gold’u (Altın Bıçak Sembolü) bulmamız için bize iki kafes yetecek. Aşağıdaki jaguar’ı öldürdükten sonra, taş tahterevalliye gelin. Kafesi çekerek boşa çıkarın ve tahterevallinin ucuna yerleştirin. Odanın ortasındaki platforma gelin ve tahterevallinin yüksekte kalan ucuna atlayın. Kafesi yukarıya fırlatmış olacağız. Kafesin düştüğü yerdeki kare taş düğme boş kalsın. Diğer taraflara kafesleri yerleştirin. Boş kalan taş düğmeye Lara’yı getirin. Böylece kapı tam olarak açılmış olacak. Açılan taş kapının üzerinde Knife Gold var. Burayı çok dikkatli okumanızı istiyorum. İki kafesi de geri çekin. Ortadaki kafese dokunmayın ve diğer taraftaki kafesi yerine itin. Tahterevallinin karşısındaki düğmeye Lara’yı getirin. Kapı şimdi kapanmış olacak. Ortadaki kafesi yerine itin. Boş olan düğmenin üzerine gelin ve bir miktar bekleyin. Kapının yarım açılması lazım. Tam açarsanız ödüle ulaşamazsınız. Burada iki zincir bulunuyor. Zincirlerden birinin olduğu tarafta Bronz Bıçak Sembolünü (10) bulacaksınız. Diğer taraftaki zincire gelin ve tırmanarak gerideki çıkıntıya atlayın. Üst platforma geçtikten sonra zincire tutunup, karşıya geçin. Alt tabakadaki çıkıntıya inin ve çubuğa atlayarak, kapının olduğu yere gelin. Kapının sağında ve solunda tutunabileceğiniz oyuklar var. Herhangi bir taraftan iki kat yukarı çıkın ve kapının ortasındaki oyuğa tutunun. Yukarı çıkarak Knife Gold’u alabilirsiniz. Aşağı inince Lara’nın kapının diğer tarafındaki alana baktığını göreceksiniz. Açılan kapıya sırtınızı verdiğinizde, sol tarafta kalıyor. Köşeye gelip, çıkıntıya atlayın. Sağınıza ilerleyip yukarı çıkın. Zincir yardımı ile karşıya geçip Gümüş Bıçak Sembolü (3) sizindir. Kapıdan geçebilirsiniz. Demodan sonra ekranda çıkan tuşlara, doğru olarak basmanız gerekecek. Yola devam edin. Aşağıya sarkın ve sağa doğru ilerledikten sonra çıkıntılara tutunup aşağı inin. Duvarda bulunan itebileceğimiz bir kaya var. Göremediyseniz, dürbünle RAD moda geçin ve parlayan kayayı görün. Bu kayayı iterek yolu açın. Sağ tarafa ilerleyin ve Gümüş Bıçak Sembolü (4) alıp geri gelin.

Dikenli Dönen Direkler
Parlayan Direğin yanına gelin ve yukarı tarafındaki kola atlayın. Direk dönecek. Ortadakine ve daha sonra köşedekine atlayın. L şeklinde uzanan çıkıntıya atlayın ve sağa doğru yanaşıp diğer çıkıntıya tutunun. Hemen arkanızdaki direğin koluna atlayın. Gümüş Bıçak Sembolü (5) olduğu yer karşınıza gelecek. Bu bölmeye atlayın ve Gümüş sembolü aldıktan sonra tekrar baştaki parlayan direğe tutunun ve tek tek direkleri geçin. Çıkıntılar yardımı ile yukarı kata ulaşın. Asma köprüye gelince Demo ekranı girecek. Lara’nın annesi esrarengiz bir şekilde kayboluyor.
Helikopter: Lara’nın kontrolünü alınca, helikopter ateş etmeye başlayacak. Devamlı koşarak, mermilere yakalanmayın. Aradaki boşluklardan atlayarak geçtikten sonra, karaya çıkın. Buradaki askerleri öldürdüğünüz zaman bölüm bitecek.
2.BÖLÜM
PERU – Return to Paraiso
Maket korkulukta atış talimi yapabilirsiniz, ama zaten pek ihtiyacınız olmayacak. Futbol topuna da birkaç vuruş deneyin. Oyuna başladığınız yerden sağdaki aralığa girin ve evin arka tarafına dolanın. Evin bitişiğindeki küçük çatıdan yukarıya tırmanın. Çatının köşesine gelince, karşıdaki lambalı direğe yüzünüz dönük olsun. Kancanızı lambaya atarak karşı çatıya geçin. Arka kısma bakınca yerdeki Bronz Heykel’i (1) (Statue Bronz) göreceksiniz. Zemine inip heykeli alın ve kutuyu tahta bölmeye doğru itin. Üzerine çıkarak sokağa gelin. Biraz ilerleyince sokağın meydanına geleceksiniz ve demo girecek. Anaya (Arkeolog) ile konuşurken askeri araç gelecek. Silahınızı çıkarın ve aracın kırmızı yakıt deposuna ateş edin. Etraftaki yakıt varillerine de ateş edip havaya uçurun. Askerlerin tümünü öldürünce Kilise merdivenlerinden yukarı çıkın. Kırık olan korkuluktan küçük tezgâhın üzerine atlayın. İki direği geçtikten sonra Bronz Heykel’i (2) alacaksınız. Ortada duran atlı adam heykelinin arka tarafına düşen yolu izleyin ve Bronz Heykel’i (3) alın. Bayrak direğine tırmanın ve balkona atlayın. Yanınızdaki kapıyı tekmeleyip açın. Bu odada Gümüş Heykel’i (1) olacak. Buradan çıkın ve balkonun köşesine gelin. Direğe kanca atıp, diğer balkona ulaşın. Buradaki öldürdüğünüz adamın Shotgun silahını alabilirsiniz. Kapıdan içeri girerken dikkatli olun, içeride sizi bekleyen bir adam var. Masanın üzerindeki bombaları aldıktan sonra diğer kapıdan dışarı çıkın.
Askerlerle Çatışma: Dışarıdaki çatıya çıkınca, sıkı bir çatışma sizi bekliyor. Yakın balkondaki askeri vurduktan sonra, yerdeki düşmanlara birkaç el bombası atın. Aşağı indiğinizde sabit kalmamaya dikkat edin. Düşmanlarda size bomba ile karşılık veriyor. Patlayan varilleri gözeterek, askerlerin işlerini çok çabuk bitirebilirsiniz. Sokakta ilerlemeye başlayın. Köşeyi dönünce askerlerin barikatı ile karşılaşacaksınız. Dikkatli olun. Barikatın arkasına araç gelince, elektrik direğinde bulunan küçük trafoya ateş edip patlatın. Barikatın kurulduğu fıçıların olduğu yerden, arka tarafa dolaşın ve Bronz Heykel’i (4) alın. Şimdi üzerinde sabit makinalı olan araca ulaşın ve makinalı ile diğer barikatı dağıtın. Askerleri öldürünce ilerleyin.
Motosikletli Bölüm
Motosikleti kullanmak çok zevkli. Keşke bölüm biraz daha uzun olsaydı. Yol boyunca motorize ekipler sizi rahat bırakmayacak. Eliniz sürekli tetikte olsun ve bol bol ateş edin. Yol üzerine kurulmuş tahta barikatlara ve yakıt varillerine ateş edin. Sağlığınız azalınca yolda bulunan Kırmızı Healt Pack’leri alın. Tahta köprüye ulaşınca rampalara sağlam girin. Biraz daha ilerleyince karşınıza araçlar çıkacak. Kasadan size doğru atılan engellere karşı dikkatli olun. İki araçla karşılaşınca soldaki aracın kasasına çıkın. Çok hoş bir demo izleyeceksiniz.
Young Lara (Genç Lara): Lara geçmişte Peru da, arkadaşları ile kazı çalışması yapıyor. Eski oyunlardan tanıdığımız kıyafet ile başlıyoruz. Eğilerek ön taraftaki boşluktan geçin. Kayarak aşağı inince biraz daha yürüyün. Yukarıda asılı boruya tırmanın ve karşıya geçin. Yol boyunca ilerlerken Amanda’ya yaklaşınca, kayalar yolumuzu kapatacak. Geri dönün ve sarkıt ve dikitlerin olduğu yerden devam edin. Yolu geren demir çubukları eğilerek geçin. Kutuyu sağ taraftaki düz mızrağın yakına getirin ve mızrak yardımı ile yukarı çıkın. Bronz Heykel’i (5) alıp, karşıdaki yarım daire şeklindeki alana atlayın. Sol taraftaki yere atlayın ve ilerleyin. Yuvarlak taşı yaylı tahtanın üzerinden çekin. Mızraklar böylece içeri girecek. Üstteki platforma çıkın ve ipe atlayarak tutunun. Konuştuğunuz adamın yukarısında kalan yere ulaşın. Aşağıya inince demoda izlediğimiz yaratık, Kent isimli adamı öldürecek. Bu yaratık Lara’nın peşine düşünce kontrolü ele alıyoruz. Önünüzdeki engelleri zıplayarak geçin ve aşağıya atlayın. Peşinizdeki yaratık bir anda kaybolacak. Yuvarlak taşın olduğu yere çıkın ve aşağı düşürün. Bu taşı hareketli tahta zemine getirin. Tekrar taşı ittiğiniz platforma çıkın ve karşıya atlayın. Parmaklığın diğer tarafında Amanda ile konuşurken, yaratığın geldiğini gören Amanda kaçacak. İpe atlayarak karşıya geçin ve Bronz Heykel’i (6) alın. Yolu takip edin ve yukarıdaki boruya tutunup, karşı tarafa geçin. Amanda ile tekrar karşılaşacağız. Amanda yaratık tam Lara’nın üzerine gelmek üzereyken taşı çekmeyi başaracak. Böylece yaratık kayboluyor ama yeni bir sorunla karşılaşıyoruz. Yer sarsıntısı başlayınca ikili kaçmaya başlıyor. Arkada kalan Amanda ayağına taşların arasında sıktırarak takılı kalıyor. O’nu kurtarmaya çalışan Lara başarılı olamıyor ve Amanda suyun içinde kayaların altında kalıyor.
Şimdiki Zaman: Lara Anaya ile konuştuktan sonra, tünele inen geçidin kapandığını görüyoruz. Karşı taraftaki tahta kutulara dikkat edin. Gözlüğünüzle RAD moda geçtiğinizde, bu kutulardan birinin parladığını göreceksiniz. Ateş edip kırarak kutunun içindeki Bronz Heykel’i (7) alın. Biraz ileride kırılmış olan tahta kulübenin işinde Bronz Heykel’i (8) bulacaksınız. Suyun içine atlayın ve dibe doğru dalın. Birkaç kez nefes almak için çıkmanız gerekecek.
Dört Mavi Taşlı Bulmaca
Dört tane mavi taşın olduğu yere gelince, iyi bir zamanlama ile nefes almadan bu taşları geriye çekmeniz lazım. Böylece sular boşalacak ve Amanda’nın ayakkabısını bulacaksınız. Bu da Amanda’nın yaşama ihtimalini kuvvetlendiriyor. Etrafı çevreleyin bölmelerin birinde Gümüş Heykel’i (2) bulacaksınız. Kırık olan taş geçitten içeri girin. Lara, duvardaki tabletin üzerindeki yazıları okumaya başlayacak. Bu tabletin arka tarafına dolanın ve sol tarafta kalan çıkıntılara tutunarak, geriye atlayın. Kancanızı kullanarak karşıya ulaşın. Suların aktığı platforma çıkın ve kancanızı yukarıdaki taş levhaya atarak, karşı alana atlayın. Demoda Lara Taşların üzerinde ilerlerken, bu taşlar tek tek kırılmaya başlayacak. Kontrol size geçince ekrandaki tuşlara doğru sıra ile basacaksınız.
Köpek Heykelinin Olduğu Alan
Sol taraftaki taş sütuna kancanızı atıp çekince, sütun kırılacak ve üzerindeki yuvarlak taş yere düşecek. Bu taşı alın ve köpek heykelinin sağ tarafında kalan zemine yerleştirin. Açılan büyük heykelin sol tarafındaki merdivenlerinden yukarı çıkın. Sağ tarafınıza atlayarak heykelin ortasına tutunun. Heykelin ışık gelen gözlerine tırmanın ve tekrar merdivene atlayın. Buradan en tepeye çıkabilirsiniz. Yuvarlak taşı aşağı düşürün. Aynı yerlere tutunarak inin. Yuvarlak taşları yerlerine götürdükten sonra, Köpek heykelinin tam karşısındaki alana tırmanın. Enerji kalkanı ile korunan heykelin olduğu yerde, kılıcın kırık parçasını bulacaksınız. Sağ tarafınızda bulunan çıkıntılardan tırmanarak yukarıya çıkın. Karşınızda bulunan heykelin merdivenine atlayın ve yukarıya tırmanın. Küçük platforma gelin ve çıkıntıya tutunarak solunuza doğru ilerleyin. Alttaki çıkıntıları tutarak inin. İpe atlamadan önce, hemen sol tarafınızda bulunan duvarı, dürbününüzün RAD modu ile tarayın. Yanıp sönen kırık platformun üst tarafına ulaşmamız gerekecek. İpe atlayın ve belirtilen yere doğru Lara’yı çevirin. İpin bir miktar yukarısına tırmanın ve atlayın. Oyuğu tutunca yukarı çıkın. Devamlı sola ilerleyin. Aradaki boşluktan yan çıkıntıya atlayın. Açık olan geçitten içeri girin. Yukarı tarafta Yuvarlak taşı göreceksiniz. Bu taşı aşağıya ittirin. Taş duvarı yıkıp aşağı düşecek. Böylece köpeğin olduğu sütun yukarıya kalkacak ve hemen altında Altın Heykeli alacaksınız. Aynı yolları takip ederek ipe geldiğinizde düz olan taş platforma atlayın. Diğer platforma atlayınca askerleri göreceksiniz. Dört tane mavi taşı çektiğimiz odaya gelin ve suyun aktığı taraftaki asılı ipe tırmanın. Yukarı atlayınca merdiveni bulun ve yukarı tırmanın. Sol taraftaki taş blokları da tırmanarak aşınca askeri vurun. İpe tutunarak yukarı çıkınca askerlerle çatışmaya gireceğiz ve bölüm bitecek.

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Drakensang: The Dark Eye (PC)

Almanlardan güzel bir hediye


Geçtiğimiz sene Almanya da çıkan ve en iyi RPG unvanını alan Drakensang: The Dark Eye, sonunda İngilizce olarak hazırlandı ve piyasaya sürüldü. Yapım Ulrich Kiesow tarafından yaratılan Alman RPG si The Dark Eye dünyasında geçiyor. Oyuna girdiğimizde klasik olarak karakter yaratma ekranı karşımıza geliyor. Karakter yaratırken Dwarf, Elf, Middenrealmian, Tulamide ve Thorwalian ırkları var. Tabii ki bu ırklar amazon, savaşçı, korsan veya büyücü gibi farklı sınıflara sahip. Karakterimizi yaratıp, oyun dünyasına giriş yapıyoruz ve maceramız başlıyor.
Drakensang: The Dark Eye
Farklı bir evren

Drakensang içinde tek başınıza dolanacağınızı sanmayın, çünkü oyun parti tabanlı. Zaten yapıma başladıktan kısa bir süre sonra hemen başka bir karakter size katılıyor. Karşılaştığımız farklı karakterleri partimize alabiliyoruz. Bazen tek görev gereği katılanlar da olabiliyor. Partinin avantajıyla ana karakterin eksik kısımlarını telafi edebiliriz. Yapımın combat sistemi The Dark Eye kuralları üstüne kurulu, dövüşlerde oyunu dondurup, hedefe nasıl ve neyle saldıracağımızı belirleyebiliriz. Yaptığımız doğru taktik, hedefe karşı kullandığımız saldırı ve silahlar önemli etkenler. İlk başta yaşanan savaşlar kolay, ancak yapımda ilerledikçe savaşlar da zorlaşıyor. Bu yüzden taktiğinizi iyi yapmalısınız. Eğer karakterleri kendi başına bırakırsanız, sonuç pekiyi olmuyor.

"-Büyü yaptık, ters işledi ben kaskatı kaldım. Anam kılıcı da çıkardı, birazdan saplayacak bir taraftan, ama hangi taraftan?"
Büyü, yetenekler ve özel yeteneklere sahibiz. Mesela combat yeteneklerinde kullandığımız silahlar üstüne yoğunlaşabiliyoruz. Özel yeteneklerimiz sayesinde karakterimiz daha da gelişiyor. Örnek olarak bir Ranger; defansif, yakın dövüş ve uzun menzilde etki eden özel yeteneklere sahip. Drakensang ta 40 tan fazla büyü, 30 dan fazla yetenek ve 40 civarında özel yetenek bulunuyor. Artı olarak tuzakları etkisiz hale getirmek, hırsızlık yapmak, ok yapmak için Bowyer, kilitleri açmak için Pick Lock, Blacksmith, Alchemy gibi farklı yeteneklerimiz de var. Mesela Bowyer la ok yapabiliriz. Karakterimizle biri üstünde iyice ustalaşabiliyoruz.

Yapımda ana görevimiz ve farklı yan görevler yer alıyor. İlk başlarda hırsızları kovalamak, kayıp birilerini bulmak gibi basit görevlere çıkıyoruz. Klişe görevlerimiz olduğu gibi, bazen birbirine zincirleme bağlanan ve değişik şekilde sonlanan farklı görevlere de çıkabiliyoruz. Drakensang ta birçok NPC le bolca muhabbetimiz var. Diyalogları farklı seçeneklerle başka sonuçlara bağlayabiliriz. Diyaloglar demişken, ne yazık ki oyundaki seslendirmeler biraz kötü yapılmış. Bazen ezbere kağıttan okunmuş gibi konuşan NPC lere rastlarsanız şaşırmayın. Oyun genel olarak temiz görsellere sahip. Vasatın üstündeki grafikler ve tasarımlar iyi duruyor. Ancak bazı grafiksel hatalar da yok değil.

"-Sizlere önemli bir görev veriyorum, gelirken iki ekmek, bir süt alın. He birde eve uğrayın, temiz giysi getirin bana."
Sonuç

Ferdok şehri ve çevresinde gelişen Drakensang iyi bir oyun. Bazı eksikliklere sahip olmasına karşın, yine de sürükleyici olabiliyor. Yapımcılar Drakensang: The River of Time adında yeni projelerini de duyurdu. Eğer Drakensang: The Dark Eye hoşunuza gittiyse, yeni macera için beklemek zorundasınız, çünkü 2010 da yayınlanacak. Görevlere dalıp, Ferdok şehrindeki evinizi unutmayın. İçini biraz dayayıp, döşeyin.

16 Mayıs 2010 Pazar

Death Track: Resurrection (PC)

SİSTEM
2 GHz işlemci, 512 MB RAM, 1 GB boş disk alanı, 128 MB GeForce 6600 veya ATI 9700 ekran kartı
Death Track: Resurrection
Neden geldim İstanbul'a?

Geçtiğimiz yıl vizyona giren Death Race isimli filmde, özgürlüklerine kavuşmak için mahkumlar birbirleriyle savaşmak zorunda kalıyordu. Her biri çeşitli silahlarla çevrili araçları kullanarak birbirlerini öldürmeye çalışmalarını izlemiştik. Sky Fallen firması Deat Track Resurrection da, bu temaya benzer bir konuyu uyguluyor. 

Günümüzden yıllar sonraki bir dönemde, dünya şimdi olduğundan çok daha kötü bir hal almıştır. Yaşanılası mekanlar azalmış, elde kalanlar da büyük tahribatlara uğramıştır. Arka planda patlamaların, yıkımların eksik olmadığı yarış alanlarında, rakiplerimizi sadece geçmek için değil, ayrıca onları yok etmek için mücadele etmemiz gerekiyor. Yapımda, kariyer, turnuva ve drag modları mevcut. New York, Paris, Londra ve Vatikan gibi şehirlerde yarışabiliyoruz. Hatta İstanbul bile var! Şehir, yani üzerinde yarıştığımız bölgelerin tasarımlarının, gerçekleriyle bir alakası yok. Farklı ve yaşam belirtisinden yoksun olarak tasfir edilmiş. Oyuna başlarken, yapımda İstanbul un da olduğunu öğrendiğimde, kafamda doğal olarak ayrı bir merak uyandırmıştı. Yarışları hızlıca bitirip bir an önce İstanbul a ayak basmak ve buradaki kaotik ortamı görmek için sabırsızlanmıştım. Bölümün başlangıç tanıtımında yer alan boğaz köprüsünden geçemiyoruz, sadece görmekle yetiniyoruz. Üstelik, bildiğimiz boğaz köprüsü bu değil. Etrafta yıkık köprüler ve camilerden başka bir yapı da olmadığı için, denilebilir ki İstanbul, maalesef oyunda sadece bir isim olarak yer alıyor.

"Death Track: Resurrection'daki pistler içinde, İstanbul post-apokaliptik haliyle yer alıyor." 
Hız ihtiyacı

Her bölümde yer alan, yıkılabilir bölgeler, rampalar ve ekstra yollar sayesinde tansiyonu yüksek mücadelelere tanık oluyoruz. Her araç, önünde yer alan araca ateş ediyor, önünü kesebileceği barikatlar hazırlıyor ve bagaj kısmından yola mayın bırakarak, arkasından gelen araçları yok etmeyi planlıyor. Tabii ki biz de yapabiliyoruz. Patlayan araçlar, kısa süre sonra yarışa geri dönüyor. Yol üzerinden alabileceğimiz cephane, sağlık ve hız gibi logolar sayesinde, aracımızın hasarını onarabiliyor, boşalan silahlarımızı doldurabiliyor ve biten nos seviyemizi tekrar yükseltebiliyoruz. Yarışlarda elde edeceğimiz başarılar, sonrasında aracımızda modifiye yapabilmemize, yeni silah entegre edebilmemize imkan tanıyor.

 "Oyun içi grafikler genel olarak bekleneni veremiyor." 
Son virajlar

Senaryo modunu bir kenara bırakıp turnuva moduna geçtiğimizde, bizi 3 başlık karşılıyor; Asya, Avrupa ve Amerika turnuvaları. Her başlık altında, o coğrafyalara ait şehirler yer alıyor (Senaryo modundaki haritalarla aynı). Drag modunda ise, NFS de yapığımız gibi, hızlı vites atarak yarışı kazanmaya çalışıyoruz. Yapımın galeri başlığında da, oyunda yer alan bölümlere ait sanat tasarımları yer alıyor.

Death Track, kendisine eğlence anlamında bakıldığında başarılı bir yapım. Teknik anlamda ise, grafiksel olarak pek parlak şeyler söylenemez. Oynanış esnasında yaşanan çarpışmalar ve birkaç efekt, göze hoş geliyor. Mücadele anları, arka planda eklenen hareketli müziklerle daha eğlenceli bir kıvama getirilmiş. Eğer yeni bir yarış deneyimi yaşamak istiyorsanız, Death Track i deneyebilirsiniz ama yüksek beklentileriniz olmasın.

14 Mayıs 2010 Cuma

Zeno Clash

zeno clash ekran görüntüsü
İnanır mısınız bilemiyorum ama büyük bütçeli ve içleri boş olan oyunlardan artık çok ama çok sıkılmaya başladım. Büyük firmaların yeni bir oyun yapsak tutmaz korkusuyla eski ve adı bilinen oyunlarının yanlarına rakamlar ekleyerek her sene yeni bir oyunmuş gibi piyasaya sürmelerinden de açıkçası bana fenalık geldi. Sanırım artık yaşlanıyorum veya eskiye özlem duyuyorum. Eskiden piyasaya sürülen oyunlarda para hesabı kesinlikle olmazdı ve yapımcılar oyunlarında yenilikler yapmaktan hiç çekinmezdi. Bunun sonucunda ise ortaya şimdi bile oynanabilecek derecede eğlenceli, bağımlılık yapıcı oyunlar çıkardı. Sanırım bu isteklerim ve özlemlerim artık hiçbir büyük oyun firması tarafından bana verilemeyecek, ancak ortada gittikçe büyüyen bağımsız oyun sektörü bulunuyor. Hatta bu sektör artık dijital oyun satım sitelerinin katkılarıyla büyük oyun firmalarına bile kafa tutacak seviyeye geldi. Neyse lafı fazla uzattım ama oyun sektörü ile alakalı şikayetlerimi de bu yazı altında belirtmiş oldum. Şimdi Zeno Clash'i sizlere tanıtma zamanım geldi de geçiyor.

Father-Mother'ı hem anneniz hem de babanız kadar sevin!

Zeno Clash, Şili'de üç kardeş tarafından kurulan ACE Team (Andres Bordeu, Carlos Bordeu, Edmundo Bordeu adlı kardeşler isimlerinin baş harfleri ile ACE ismini oluşturmuşlar) adlı küçük ama yaptıkları işi iyi bilen bir firmanın ilk oyunu. Zeno Clash'i kısaca birinci şahıs kamerasından oynanan bir dövüş oyunu olarak tanımlayabiliriz. Zenozoik adı verilen fantastik bir dünyada geçen oyunda kardeşleri tarafından öldürülmek istenen Ghat isimli bir karakteri canlandırıyoruz. Hikaye boyunca yanımızda güzeller güzeli Ghat'in arkadaşı (ve sevgilisi desek daha doğru olur sanırım) Deadra bizlere eşlik ediyor. Ghat'in kardeşlerinden kaçmaya çalışıyor ve dünyanın sonu dahil birçok farklı mekanı ziyaret ediyoruz. Tabii bu süre zarfında hikaye açısından birçok şey değişiyor ve gelişmeler yaşanıyor, ancak bunları sizlere aktarmak istemiyorum çünkü zaten kısa bir oynanış süresine sahip olan bir oyunun zevkini kaçırmak istemem. O yüzden oynayın ve görün.

Oyun boyunca birçok karakterle dövüşme fırsatını yakalıyorsunuz. Zeno Clash'in en büyük yeniliği birinci şahıs kamerasından oynanan dövüş sistemi. Dövüşlere başlamadan önce ekrana aynı dövüş oyunlarında olduğu gibi karakterlerin resimleri geliyor ve kimlerle karşılaşacağınızı görüyorsunuz. Oyunda dövüşmek oldukça kolay, "E" tuşuna basıyorsunuz ve düşmana kilitleniyorsunuz daha sonrasında ise farenin tuşları yardımıyla düşmanlarınızı pataklıyorsunuz. Tabii birçok değişik dövüş tekniği de bulunuyor, bunları oyunda zaman geçtikçe öğreniyorsunuz. Dövüş sistemini karşılaştırabileceğim bir oyun var o da Dark Messiah of Might and Magic. Gerçi tam olarak benzemiyorlar ama kısaca şunu söyleyebilirim, Zeno Clash'in dövüş sistemi şu ana kadar bir FPS oyununda gördüğüm en iyi sistem. Bir kere vuruş hissi çok güzel yansıtılmış, yumruk atınca gerçekten de yumruğunuzun karşıdaki düşmana çarptığını hissedebiliyorsunuz, açıkçası bunu ne kadar anlatsam tam olarak anlatamam, denemeniz ve yaşamanız lazım. Oyun boyunca sadece dövüş yapmakla da kalmıyorsunuz, oyunda birbirinden ilginç silahlar da bulunuyor. Balık tabancası (evet, tabanca balıktan imal edilmiş), kurukafa bombası, iskelet kılıcı ve daha birçok birbirinden ilginç silah. Tabii ki de şunu unutmamak lazım bu oyun saf bir FPS oyunu değil, o yüzden silahlarınıza pek güvenmeyin. Zeno Clash'i bitirdiğinizde ana menüde "Tower Challanges" adlı kısım açılıyor. Bu bölümde 5 adet bölüm bulunuyor ve birbiri ardına gelen düşmanlara karşı savaşıyorsunuz. En kısa zamanda ve en az hasarla bu bölümleri bitirmeye çalışıyorsunuz, yaptığınız zamanı arkadaşlarınızla ve üye olduğunuz gruplardaki insanlarla karşılaştırabiliyorsunuz.
Hayal gücünün gerçek gücünü yansıtan mekanlar, tam bir görsel şölen!

Zeno Clash, Valve'nin yetenekli Source motoru kullanılarak geliştirilmiş. Ancak oyuna baktığınızda Source motorunun ne kadar geliştirildiğini ve diğer Source motoru kullanılarak hazırlanmış oyunlara benzemediğini rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Bir kere oyunun mekanları tam bir görsel şölen niteliğinde, hiçbir mekan birbirine benzemiyor ve hepsi de hayal gücünün nelere kadir olabileceğini kanıtlar şekilde hazırlanmış (daha önce American McGee's Alice'de böyle mekanlar görmüştük). Zaman zaman oyunda durup Windows'a duvar kağıdı yapmak için ekran görüntüsü aldığımı da belirtmek istiyorum. Karakter modellemeleri de oldukça başarılı ve yine oyunda sıradışı (fil adam, tavuk bacaklı insanlar, koyun tipli tavşanlar vb.) birçok karakter bulunuyor, ancak bazı hikaye dışı karakterler özensiz hazırlanmışlar ama tabii firmanın küçük ve bağımsız olduğunu varsayarsak bunları önemsememiz gerekir. Oyunun Source grafik motoru kullandığı için fazla sistem istemediğini de söylemek isterim. O yüzden eski bir bilgisayarınız varsa bile bu oyunu oynayabilirsiniz.

Müzikler ve ses efektlerini de beğendiğimi söyleyebilirim. Hatta vuruş efekti oldukça başarılı yapılmış, eski karate filmlerindeki efektlere oldukça benziyor ve düşmana vurunca yüksek bir haz alıyorsunuz. Müzikler yine oyuna yakışır derecede hazırlanmış, mekanlara ve olaylara göre değişiyor. Karakterlerine seslendirmeleri ise zaman zaman kötü olsa da yine de bağımsız bir oyuna göre oldukça güzel, seslendirmelerin çoğunu yine ACE Team'in kurucusu ve oyunun yapımcıları üç kardeş yapmışlar. O yüzden yine eksi bir puan vermekten kaçınıyorum.

Balık tabancalarınızı hazırlayın, Ghat ve Deadra geliyor!

Oyunu bu kadar övdün peki bu oyunun hiç mi eksi yönü yok diyeceksinizdir. Evet, var. Bunları sona saklamak istedim çünkü oyunun güzel yönleri o kadar fazla ki eksi yönlerini görmezden gelebiliyorsunuz. En başta Zeno Clash çok kısa ve çizgisel bir oyun, çoklu oyuncu desteği de bulunmuyor, eğer hiçbir yeri incelemeden dümdüz ilerleyerek giderseniz oyunu yaklaşık iki buçuk saat içerisinde bitirebilirsiniz. Ayrıca oyun Source motorunun tüm gücünü kullanmasına rağmen herhangi bir interaktif ortam sağlamıyor, hiçbir nesneyle etkileşime geçemiyorsunuz. Dövüş sisteminde de zaman zaman sorunlar yaşanabiliyor, birden fazla düşmanla dövüştüğünüzde düşmanlara kilitlenmek zorlaşıyor ve dövüş sırasında sağlığınız azaldığında meyve yeme (evet, meyve yiyerek sağlığınızı iyileştirebiliyorsunuz) tuşunun kilitlenme tuşu ile aynı olduğu için zorlanabiliyorsunuz. Bunların haricinde zaman zaman oyun çökebiliyor ve bilgisayarınız kilitlenebiliyor. Tabii ki bu hatalar çözülemeyecek sorunlar değiller ve ACE Team de bunları ilerki yamalarda düzeltmek için elinden geleni yapıyor. Hatta oyuna yeni eklentiler (Garry's Mod desteği, SDK ve yeni "Tower Challanges" bölümleri) bile hazırlamaya başladıklarını söyleyebilirim.
Oyun hakkında söyleyebileceklerim bunlarla sınırlı. Unutmadan oyunda 19 adet Steam ödülü (Steam Achievements) bulunduğunu da belirtmek istiyorum. Hatta bu ödüllerden bir tanesini açmak için ACE Team'in 1 Nisan şakası olarak hazırladığı Malstrums Mansion adlı macera oyununu bitirmeniz gerekiyor. Bu da benden bir ipucu olsun. Son olarak ACE Team'e teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Uzun zamandır bu kadar sıradışı ve eğlenceli bir oyun oynamamıştım. Verdiğiniz paranın her kuruşuna değen bir oyun olan Zeno Clash'ı herkese tavsiye ediyorum ve ACE Team'in yeni projelerini merakla bekliyorum. Zeno Clash'i Steam'den $19.99'a satın alabilirsiniz. Gelecek bağımsız oyunların olacak, bundan emin olabilirsiniz. Oyun oynayacağım diye kendi hayatınızı unutmayın. Herkese iyi oyunlar.
Related Posts with Thumbnails

---


blog directoryMadeInTurkiye.Net | Toplist